Hepimizin insanlar hakkında fikirleri vardır. "O iyi biri," deriz. "Falanca kibirli", "Falanca batıl inançlı", "Falan kişi şöyle böyle," deriz. Kendimizle bir başkası arasına fikirlerden bir paravan koyarız ve böylece aslında o kişiyle hiç karşılaşmayız.
Kültür ne kadar eski olursa, sizi disiplin altına alan, neyi yapıp neyi yapmayacağınızı söyleyen geleneğin ağırlığı da o kadar artar. Böylece sizler bu geleneğin altında ezilirsiniz; psikolojik olarak üstünüzden bir lokomotif geçmiş gibi dümdüz olursunuz.
Başkaldırı içinde olmazsanız, çevrenizi olduğu gibi kabul ederseniz, bir çeşit huzur ortaya çıkar ancak bu ölümün huzurudur; oysa etrafınızdakileri aşıp geçmek, doğruyu kendi kendinize bulmak için mücadele ederseniz, durgunluktan azade olan başka tür bir huzur keşfedersiniz.