Otağda yüzünde hiçbir ifade olmayan tek insan Kantubay’dı. O... Yıllarca, İlteriş’in bir otuz nefeste anlattıklarını planlarken yaşamıştı heyecanını. Yıllarca, planladığı her şeyi İlteriş’e adım adım anlatırken yaşamıştı. Sadece dinliyordu. Soğuk bir sessizlik vardı dudaklarında... İlteriş’e verdiği her buyruğun, kurultayda ses buluşunu dinliyordu. Ve yeni Göktürk devletinin kuruluş kararını dinlerken, Kürşad’a verdiği sözü hatırlıyordu. Soğuk sessizlikle uyuşan dudaklarına inat, sıcak huzurla aydınlanan gözleri görünüyordu. Belki Kürşad’ı bir kez daha hatırlamış olmanın huzuruydu bu... Belki yeni bir Kürşad bulmuş olmanın... Belki Kut’un tamamlanışının, belki de, Kürşad’a verdiği sözü tutuşun huzuruydu gözlerinden yansıyan...