Hamza Sedat DEMİR

Hamza Sedat DEMİR
@Hamzasedatdemir
HİÇ! Biraz da insan…
Hiç
Dünya
Dünya
1 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Dip Noktası: Bir İsyan, Bir Felsefe, Bir Sessiz Çığlık
Yaşam dediğimiz döngüde her insanın bir dip noktası olmuştur. “Bundan daha kötü bir şey olamaz,” deyip kendini oldukça kötü ve çıkmazda hissettiğin anlar… Ben bu anları oldum olası sevmişimdir. İnsanı tam anlamıyla derin bir düşünce silsilesi alır. Olasılıkları tartar, beyin daha farklı çalışır ve sürekli bir çözüm yolu arar. En dipte olduğunu bildiğin halde, yine de bir çıkış yolu aramaya devam edersin. İşte bu zamanlarda, insanın aklına intihar fikri ağır basar. Eğer hâlâ farklı seçenekler düşünüyorsan, aslında dip noktada değilsindir. Gerçek dip noktasında çözüm yolları genellikle karanlıktır: “İlaç mı içsem? Yüksek bir yerden mi atlasam? Kendimi denize mi bıraksam? Bir ip mi bulsam?” gibi karanlık düşünceler zihni sarar ve bunların çözüm olduğuna ikna olunur. Bu esnada, insanlara karşı söyleyemediğin kelimeler çığ gibi büyür. Ve ardından bir intihar mektubu bırakılır. Çoğu zaman bu son sözdür; ama bence bu mektup, aynı zamanda katilini gösteren belgedir. İnsanları sadece bıçak, silah gibi aletler öldürmez; duygusal insanların canını, silahtan çok kelimeler, anlaşılmamak ve ilgisizlik yakar. Zaten dip noktasına gelen insanlar da genelde duygusal olanlardır. Çünkü bu süreç, bir duygusal çöküntüyle başlar. Sen dibe vardığının farkında bile değilsindir aslında. İlk başta bir isteksizlik gelir insana. Her zaman yaptığın şeyler anlamsız gelmeye başlar, değiştirmek istersin. İşini değiştirirsin, arkadaş çevreni, hobilerini, dinlediğin müzikleri… Baktın ki değişiklik yetmiyor, anlamsız bir boşluk çöker içene. Bu anlamsızlık, dibe yolculuğun başlangıcıdır. Ardından sorgular başlar: yaşamını, arkadaşlarını, işini, bu dünyaya geliş amacını… Sorgular bitmez. İçindeki “kendin” ile bir savaş başlar. Bataklık gibi seni içine çekmeye devam eder. Düşündükçe daha da
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
- Var Olmayanın Üzerine
Sahte insanların, sahte duyguları! Sahte duyguların, yok ettiği bir dünya. Hassas kalplerin, kırıldığı lanetli bir dünya. Ne de zor burada yaşamak… Yalan dünyanın, yalan insanları, Yalan insanların, yalandan tanrısı. Oysa ne yücedir yaradan! Ne de zordur yaradanı tanımak. Vebalı beşeriyetin, vebalı tanrısı. İsyanım size, yalandan duygularınıza. Sahte sevgilerinize ve değişen tanrınıza! İsyanım, hiç var olmayan bu dünyaya. Son, ilelebet sonsuzlukta saklı. Yani kalbimde, yani sende. Benim tanrım ise sonsuzlukta saklı. Ve benim tüm isyanım yaradana!
Gözleriniz bana o kadar derinden bir acı veriyorki bu mutluluğu anlatmaya hiç bir kelam kafi gelmez!
Sevgilim
Saat yine gece 4 sevgilim. Yine hiç olmadığı kadar yorgunum, Yeşil gözlerine hasret ile yaşıyorum. Ya da yaşamaya çalışıyorum, Son zamanlarda ne yaptığımı bilmiyorum. Ne hissettiğimi ve ne yaşadığımı anlamıyorum. İçim yanıyor, sana gelmek istiyorum. Yeşil gözlerine doyasıya bakmak istiyorum. Galiba çok şey arzuluyorum. Çünkü benim dünyamda, Tüm dünya değil, tüm evren gözlerin etmiyor sevgilim. Yeşili sende sevdim, yeşile sende doydum. Gözlerini sakınma benden, olur mu? Kör etme beni bu dünyaya, Yaşamama izin ver! Doyasıya bakayım gözlerine sevgilim. Hamza Sedat DEMİR
Gitmenin Üzerine
Zindanlarda yattım, büyük savaşlar verdim yaşamaya dair. Başaramadım yaşam denen döngüde, Yaşamayı bir türlü başaramadım. Ta ki (…) seni görene kadar. Eğer bir gün gideceksen(…) hiç durma, şimdi git! Bir gün gitmek için, her gün kalma Bir gün ölmek için, her gün yaşatma Beni, bana bırakma! Hamza Sedat DEMİR
Şiir