“Kalbim ağrıyor” demenin zarifçesi nedir mesela?
Unutulmuş yahut yarım kalmış bir hikayenin kahramanı olmanın sancısı nasıl dile dökülür zarifçe. Kimseyi kırmadan, incitmeden;
“Beni kuytu bir köşede unutun ne olur, yürüdüğüm yolun izlerine yük oluyorum” diyememenin ağrısı zarafette hangi kelimeye tekabül eder?
Bir çiçek koyabilsek keşke biz de kalbimizin pencere önüne.
“İçeride bir hasta var, kalbi yorgun.”
Ne olur az biraz sessizlik.
Az ötede oynasın dünya, oyunlarını.
Nefsim sesini kıssın az biraz.
Kafamın içindeki sesler dinsin.
Bulmalıyım bir yol.
Derdimi, hüznümü bir sarı çiçekle anlatacak kadar zarif bir yol.
Ben yollar ararken, yarım kalmış hikâyemin şairi şöyle diyordu:
“Sen, derdini kalbine çiçek diye takanların da Rabbisin, kalbimin gergesine bir kanaat çiçeği misali kondur derdini.
Derdinle çiçeklendır kalbimi.”