Yetmiş yedi yılda üç yüz yirmi bir tane şarkı öğrenmişim. Şimdi ben ölünce ne olacak onca şarkı kuzum? Sen biliyor olmalısın, daha önce ölen çok insan görmüşsündür. İçlerinden şarkı çıktı mı hiç ölülerin doktorcuğum? Bir ses, bir mırıltı, bir kıpırtı. Dans gibi mesela? O bile bir şeydir. Tam ölürken içindeki şarkılardan birinin kıpırtısını hissetsem.
Savaşın, bilinmezliğin, deliliğin, iç içe olduğu soluksuz okunacak bir roman. Yazar sürekli ters köşe yapıyor. Artık siz kendinizi tamamen romana teslim edip acaba ne olucakları tahmin edemez bir şekilde roman bir çırpıda bitiriyorsunuz. Son zamanlarda okuduğum en etkileyici romanlardan. Özellikle ters köşe seven kitap severlere şiddetle tavsiye ediyorum.