Bir kadının her daim bir erkeğin korumasına ihtiyacı olduğunu dinleyerek büyümüşsen, geceleri sokakta peşine takılan manyakları ancak elindeki telefondan babanı aramış gibi yaparak püskürtebilmişsen, yalnızken rahatsız edildiğin barlarda yanında bir erkek varken ferah ferah oturtabilmişsen, sonunda tanında bir erkek varken kendini daha güvende hisseden bir kadına dönüşüyorsun işte.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ortaokul birde İzmir de kurulan bir sofra, neredeyse otuz yıl sonra Portekiz’in minicik kasabasında düşer mi insanın aklına? Düşer. Siz nerede düştüyseniz orası da sizin içinize düşer. Yaşadığınız yer değil, düşündüğünüz yer olarak kalır içinizde .
Bir aileyi aile yapan nedir? Büyüseler, yaşlansalar, kavga etseler ve hatta birbirinden nefret etseler bile hep yan yana olacaklarını bilmek, değil mi ?
Çocukluğunda ebeveyniyle sağlıklı bağ kuramayanlar, büyüdükten sonra hep ana babalarına benzeyen kimselere çekilir, kendilerini tanıdık ve tekinsiz duygulara taşıyan bu insanlara hissettikleri kaygılı yakınlığı aşk zannederlermiş.