Bireyi değerlendirmemizi sağlayan ruhsal durumlarda henüz bireyin entelektüel gücüyle alakalı olan ögeden söz etmedik. Bireyin kendisi hakkında söyledikleri yada düşündüklerine pek önem vermedik. Her birimizin yoldan çıkabileceği ve karmaşık egoist, ahlaki yada farklı numaralarla ruhsal imajını diğer insanlar için değiştirme gerekliliği hissedebileceğinden eminiz. Fakat yapabileceğimiz bir şey var, o da belli düşünsel süreçler ve konuşma biçimlerinden sonuçlar çıkarmak, her ne kadar bu ancak belli bir seviyeye kadar mümkün olsa da. Bireyi doğru değerlendirmek istiyorsak araştırmamızdan düşünce konuşmayı eksik edemeyiz.
Bir zamanlar cennetin var olduğu düşüncesi ve insanlığın tüm zorlukların aşıldığı bir geleceğe ulaşma arzusu tüm dinlerde bulunabilir. Ruhun ölümsüz olduğu ya da reenkarnasyon geçirdiği dogması, ruhun yeni bir yapıya bürünebileceği inancının açık bir kanıtıdır. Tüm peri masalları , mutlu bir gelecek umudunun insanlığı asla terk etmediğinin kanıtıdır.
Kendimizi suni olarak yaratılmış bir noktaya göre, gerçekte var olmayan bir noktaya, bir kurguya göre ayarlarız. Bu varsayımı gerekli kılan şey, ruhsal hayatımızın yetersizliğidir.