‘Dile gel ey arayan gönül, aradığın senden gayrı mıdır? Senden gayrıysa, o zaman nedir aradığın? O, ayet ayet kendini ifşa etmezse, bilmediğini ve ya bilinmezi arar mısın?’
Arifler, "Edebin, ekmekteki un, ibadetinse ekmekteki tuz gibi olsun" demişler. ibadeti yerine getirmekle yetinmek değil, ibadeti, ondan daha yoğun ve çok olan bir edebin içinde eritmek anlamına gelir bu.