Yuh! Gerçi hava kararmaya başlamıştı ve benim telaşlı hareketlerim de gelen geçene pek güven vermiyordu sanırım, ama olsun! Bir Allahın kulu da arabasını yavaşlatıp ne olduğunu anlamaya çalışmaz mı? Yardım etmez mi? Halkımızın ananevi yardımseverliği artık lafta kalmış besbelli. Her yönden çürümüş bu toplum!
Meltem bu pısırıklığımdan hep yakınırdı…( 𝘌𝘳𝘬𝘦𝘬 𝘥𝘦𝘥𝘪ğ𝘪𝘯 𝘦𝘳𝘬𝘦𝘬 𝘨𝘪𝘣𝘪 𝘰𝘭𝘮𝘢𝘭ı𝘺𝘮ış! Ne demekse?…) Gel gör ki uysallığımı dibine kadar sömürmekten de hiç geri durmadı!
Kendimi bomboş bir fanusa kapatmayı denesem bile, kalbimin takırtısı, beynimin zonklaması, ciğerlerimin hırıltısı olacak. Mutlak sessizlik yok yani. Belki ölünce, ama onun bile garantisi yok!