Bizler, hayata yenik düşenleriz: kendi köşemizde usulca varlığımızı sürdürmemize izin verilmesine bile şükretmekten başka ne çaremiz kaldı? Zaten farklı davranmaya kalktığımızda, başımıza gelmeyen yok.
Geçenlerde, bir baro etkinliğinde, sınıfımızın sivri faşistlerinden birine rastladım… (malum, günümüzde onlara artık kibarca “ülkücü”diyoruz) Onu en son kırk yıl önce, fakülte avlusundaki bir kavgada görmüştüm. Bizimkilerden dayak yemiş, kaçarken önüme çıkıvermişti. Bende ani bi refleksle ona bir yumruk çakmıştım. Sonra çok pişman oldum aslında: Kaçan birine vurmak bize yakışır mıydı ? #k:443087selahattin Selahattin Demirtaş
Kırk iki yaşıma kadar bu ülkede Türkçe düşünmüş, Türkçe şarkılar yapmış ve Türkçe söylemiş birisiyim. Kendisini hiçbir yere ait görmeyecek kadar dünyalı, duygularını hiçbir biçimde daraltmayacak kadar evrensel yaşayan bir müzik adamıyım. Dünyanın bütün dillerini- dinlerini- uluslarını ve onların kültürlerini, inançlarını ve şarkılarını sevecek ve onlara hoşgörüyle bakacak kadar büyük bir yüreğin sahibiyim.
#AhmetKaya