Gel gör ki mücadelesini verirken anasının da dediği gibi “dilini tepesine çekip de susmayı” kendine yediremiyordu. O, her zamanı geldiğinde fırsatını bulduğunda ya da fırsat yarattığında en yüksek perdeden inandıklarını ve gerçekleri ifade ediyordu. Susmayı yiğitlik ya da dürüstlük görmüyordu!
Özgürlük ve demokrasi mücadelesi veren, özgürlüğü ve demokrasiyi her şeyin üzerinde gören bir adamın, bir hiç yüzünden, asılsız kurgular yüzünden hapsedilmesi korkunç bir şeydi.
Geçen ay Almanya’da PKK yanlıları tarafından düzenlenen konserde “Arabamı şerefsizlerin memleketinde bıraktım” dediği için hakkında DGM tarafından soruşturma başlatılan Ahmet Kaya da Paris’teki bu açılışta konser verirken yaptığı konuşmada şöyle dedi: “Ülkeyi bölmek için değil, birleştirmek için vardık. Bunu anlamakta güçlük çektiler. Benim ülkede yaşayan 64 milyon insana şerefsiz dediğimi söylediler. Ben hiçbir halka, halklara asla şerefsiz lafını kullanmadım. Çünkü ben sadece Kürt kimliğimden dolayı beni linç etmek isteyen namussuzlara, haysiyetsizlere bir kez daha şerefsiz diyorum.” Medyanın kendisi üzerinde oyun oynadığını iddia eden Ahmet Kaya şöyle konuştu: “ Bunlar soğuk savaş stratejileri. Onların o kanlı savaşını, kirli stratejilerini, oyununu Ben bozarım. Daha önce de bozdum, yine bozarım. Bizim istediğimiz küçük bir şeydi, deryada bir damlaydı. Ulusal kimlikten kültürel kimlikten bahsettik. Onlar bunu nüfus cüzdanı olarak anladılar. Bu kadar acayip ve tuhaf insanlar. Ne yapayım yani.”
Ahmet Kaya - Kendine İyi Bak