Geceye mukavemet gösterdiği oranda inceliyordu insan. Sonra yazabilen yazıyor, bağırabilen bağırıyor, ikisini de yapamayan var gücüyle susuyordu. Susup uyudum.
Kitap raflarına sevimli bir huzursuzluğun son demleriyle bakarken: “Allah’tan kitaplar, rüyalar, şarkılar, filmler var; yoksa çıldırırdım.” diye içimden geçiriyordum.
Esasen dev bir yarayım ben… Ana rahmine düştüğüm an duyumsadım acıyı. Kaburgalarımı saran sezgilerim gitmem gereken yeri tarif edip durdular yıllarca. Ruhumun ortasına çöken gitme arzusuna bir süre sonra mukavemet gösteremedim ve oraya gitme isteğiyle ayağa kalkmaya çalıştım fakat ne zaman yürümeye yeltensem dönüp dolaşıp bu dev yarayı, kendimi, tavaf etmekten öteye geçemedim.