Benden rahatlatmamı, teselli ve mutluluk vermemi bekliyor. Ama ben ona daha fazla acı vermek zorundayım. Onun saçma sapan acısını, bir zamanlar olduğu gibi soylu bir acıya dönüştürmek zorundayım.
Benim koyduğum tanıya göre bu adam ruhunu özgürlüğe kavuşturmanın özlemi içinde, ama inanç zincirlerini kıramıyor. Seçeneklerden yalnızca evetleri istiyor, kabullenişleri; hayırları, feragatleri reddediyor. Kendini kandırıyor: Seçim yapıyor ama yaptığı seçimdeki adam olmayı reddediyor.