Belki haklıdır. İnsan aslında, mutluluk resmindeki gülümsemeyi değil, hayattaki mutluluğu arar. Nakkaşlar bilir bunu, ama resmedemedikleri de budur. Bu yüzden hayattaki mutluluğun yerine, görmenin mutluluğunu koyarlar
Bir sevdikleri ölen insanların kendi tecrübemden bildiğim bir huyları, evlerinde geri kalan her şeyin eskisi gibi olduğuna bakıp teselli bulmalari ve perdelerin örtülerin gün ışığının her zamanki gibi gecikmesine kanıp Azrailin sevdikleri insanı çoktan alıp götürdüğü zaman zaman inanmalarıdır
İbni Arabi’nin aşktan görülmeyeni görülür kılma yeteneği, gözükmeyeni sürekli yanında hissetme isteği olarak söz etmesini böylece daha iyi anlamış oldum.