HARAMİ

HARAMİ
@Haramiii
Otelinde en iyi aldığı önlem yangınlar ile ilgiliydi. Neredeyse her noktada yangın söndürme tüpü vardı.
Reklam
“Zakkum çiçeği ziyafet çekebileceğin bir lezzet değil, Eyaz. O çiçekler zehirli.” “Bir zehrin peşine neden çiçek ismi takılmış? Yanılıyorsunuz! Hiroşima’yı biliyor musunuz? O bombadan sonra topraklarının bir daha yeşermeyeceğini düşünen halk 1946 yılında bir bahar sabahı işte bu çiçeği gördü. İnsanlığa umut oldu. Zakkum çiçeği yaşamın yok olduğu yerde açabilen ilk çiçektir. Zehrin içinde açabilen çiçektir. Ben onları istiyorum. Bu arada tanışmış mıydık? Yeniden tanışmalıyız. Ben Korona, bombalar insanlığımı yok edince hastalık olarak yeniden var olabildim.” Unutmaya ve hatırlamaya başlamıştım, Tohum anne gerçekten kimdi? Kendimi unutuyor, Korona’yı hatırlıyordum.
“Benim açtığım kapılarda Dünya Savaşları oluyor. Söylesene nasıl çıkabilirim…” dedim, kucağımda ki Aids’i ona verdim. “Bilemiyorum, benim labirentim de saray odaları vardı. Odalar altınlar, mücevherler, ipek kumaşlarla doluydu. Sofralar vardı, binbir çeşit yiyecekler ile dolu… Çıkmak istememiştim. Bir prens gibi yaşamaya devam etmek istemiştim.” dedi Tifüs. “Ama yaşayamadın, Arşidük Fransuva Ferdinand. 1.Dünya Savaşı senin öldürülmenle başladı ve sen mutlaka savaşı görmek istedin. İnsanlığının özünü kaybettiğinde Tifüs olarak yayıldın. Lekeli humma olarak da seslenilmişti sana öyle değil mi? Birinci Dünya savaşı sırasında binlerce insanın ölümüne neden oldun.” dedim, ilerlerken. Bildiğime şaşırmamıştı. Belki de bildiğimi çok önceden anlamıştı. “O savaşta olmamam sence de bana büyük haksızlık olmaz mıydı?” dedi Tifüs. “Lilith demek seni de böyle kandırdı.” dedim, onu durdurup. Ama o beni itekleyip ilerlemeye devam etti. “Benim için savaş başladı. Evet, belki farklı farklı nedenler, çıkarlar vardı. Ama ben son damlaydım. En önemli olan damlaydım. Şimdi lütfen üçüncü dünya savaşı başlamadan buradan nasıl çıkacağımızı bulur musun?” dedi Tifüs. Sanırım haklıydı. Ama ben, savaşları affedebilir miydim?
“Göre” kelimesinin sözlük anlamı bir şey uyarınca, gereğince, bir şeye uygun olarak anlamındadır. Bakılırsa, göz önüne alınırsa, hesaba katılırsa gibi anlamları da vardır. Zarftır. Nevşehir’in kasabalarından birine bu zarf, isim olarak verilmiştir. Göre Kasabası il merkezine 5km uzaklığındadır. Harabeleri ile meşhurdur. Bir de bu kasaba, her şeye göredir. Kasaba aşka göredir, inanca göredir, kavuşmalara göredir, cinlere göredir, insanlara göredir…”
“*Söz*lerin insanlık gibi ölümsüzlükle ilgili düşleri varmış, Derler ki, Dilsizin biri *sözler tarafından hor görülen biri* Bir gün bu düşü gerçekleştirmiş. Harfler düşmüş yazıya, *Söz*ler kalmış ebedi. Çünkü dilsizin de dileği aynıymış, unutulup giden sözler gibi, Tadını bilmediği sesleri, saklayabilmekmiş avuçlarının içinde. Sonsuza dek.”
Reklam