Hangi anıyı silerek başlardı insan unutmaya? En acı vereni mi yoksa en çok unutmak istediğini mi? Cevap basitti. Silinmesi en kolay olanla başlamak isterdi insan. Ama hiçbir zaman silinmesi en kolay olanı silemezdi. En acı vereni, yani en hızlı kaçmak istediğini silmeye çalışırdı onun yerine. Ama bu anıları silmek; insanın ruhunu kazmakla eş değerdi. Çünkü hızla kaçtığın, aslında en hızlı kovalayandı seni.
Kendi iç mahkemesinde yargılanmaktansa başkalarının mahkemesinde yargılanmayı kabul ediyor gibiydi. İnsanın içinde kurduğu mahkemede hem suçlu kürsüsünde hem hakim koltuğunda kendisi varsa boynuna ilmeği geçirip ayağının altındaki tabureyi itmesi daha kolaydı. Çünkü insanın en çok kendine merhameti yoktu.
Anıları tutamıyordu. Geçmişi gömmeyi gayet iyi öğrenmişti ama geçmiş gömüldüğü yerden çıkmak için sürekli üzerindeki kapılara darbe indiriyordu. Daha ne kadar tutabilirdi, bilmiyordu.