Servetuluhan

Servetuluhan
@Harstutyun
Yitirince topraktan oyuncaklarını, tanrılarda ölür.
Bir fırtına yaklaşıyor, kopacak elbet. Tan vaktinde ki bekleyiş, şafağın kendisiyle buluşacak. İlk çığlık kıyamet zannedilecek, mavzer sesi, en kirli olanın yüreği delip geçecek. Duvarlar siper olacak, tüm güneşten daha sıcak yüreklere. Aydan parlak, kadınlara.. Tan vakti, yerini bırakmayacak belki sonraya Şafak vakti geçikecek.. İçimizdeki korku, doğuracak o direnişi. Ve güneş, bir farklı uyanacak sabaha. İlk çocuklar fırlayacak sokaklara, duvarlar gülümseyerek, çiçekli resimleri bekliyor olacak.. Gün kovalayacak, diğer bütün günleri, siyah bulutları da ayrı seveceğiz artık. Kirli bütün fikirler temizlenecek, cenabet düşünceler, zihinlerden silinecek. Yeryüzünde sofraları kurulacak, bütün bayraklar yerini gökyüzünün mavisine bırakacak. Topraklar kanla değil! Sevgiyle sulanacak! "Yeryüzü aşkın yüzü olacak elbet"
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dur öyleyse, konuş kendinle Vaktidir, gülmenin Eğer ki değişmiyorsa gözlerindeki karanlık Lanet sarmıştır tüm renkleri. Bir annenin rahmini süsledin sen Peşini bırakır mı sandın ademin oğulları. Adem sapkınlığa düştü diye Suçlu neden havvalar olsun ki; dedin Gençliğinin en ihtişamlı zamanında Kendini yenilmez sandın, Savurdun tüm güzelliğini kurak gönüllere Ödünç verilmiştir oysa güzellik bilmedin. Aldatmadır insanın kendine olan sevgisi Miras bırakmak içindir, tüm çaba o güzelliği Ama korkunç gerçek yaşamın kendisidir Vakti gelince çağırır sonsuzluk.
Yüzü koyun yere uzandım Görmekten bıktım gökyüzünün mavisini İçime toprak kokladım biraz Ellerime toprak, ayaklarıma toprak çaldım Bugün yine pencerene bıraktım ruhumu Ötekiyim dedim, dünyaya birşey veremeyen Unutulmaktan kaçan, hiç hatırlanmayacak benim. Eleştirdim tüm köpekleri, öylece yürüdüm sokakları Bana dar onlara cihan kadar uçsuzmuş Pehhh.. Sığmıyorum buraya Sığınmak korkutuyordur belkide beni İfade edilmiyor içimdekiler İçimde sağır bir ruh taşıyorum Kekeme bir bedenle üstelik. Duymamak beni Benim bana olan isyanımdandır.
Zihnime koca bir zincir vurmuşlar Kanayan bir yaraya tuz basmışlar Hep larlı cümleler kurdurdumuşlar Lar, lar, lar.. hep lar Kırsalında bir eşkıya rastlamışlar Bir hırsızı yine soymuşlar Yine mi gafil avlandılar ey Ahmed Arif Sevdanın böylesine tükürmeli Kaçıncı yüzyıldayız söyler misiniz Önce Sın'e sonra şamaş'a ve sana ey İştar Var mı halen size inanan Görkeminiz bu kadar mı Tanrılar ölmezdi hani Bak alay ediyor, alay ettiğiniz faniler İsimleriniz birkaç nesneye ad oldu Bu kadar burası Burası dünya Tanrı 'lar' da unutulur. Bizimle acı çekmeyi öğrettir size Bizim gibi düşmeyi Zamana yenilmeyi Lar'lı cümleler arasında yer edinmeyi.
Sözlerim senin üzerine indirilmiş ayettir. Vatansız bir vatandan yazıyorum üstelik Sokaklarında karşılaşma ihtimalinin bile olmadığı Oysa sessiz sinemayla anlaşırmış insanlar burda Hepsi kendi hücresinden yazar acılarını sevinçlerini, kederlerini Hırsla beklerler ölüm haberlerini Soluk almak için kaldırırlar başlarını Zihinler hep aynı burda Katil hep yanı başlarında Korku gölgeleri kadar yakınında Çiğnemek burda kuralı Yok olmanın haberci İsyan, burda tanrıya başkaldırmaktan daha güç. İnsanlar burda tabutta İnsanlar burda çoktan yok olmanın hazırlığında.. dedim yaşlanmış bedenler diyarı bura Oysa kapını eşiğinde Şevkatli kollarını açmış çoktan bahar Görmek onu, yeryüzüne ulaşmaktır Burda kavuşmak yok, pencere tapınmak var....