Sınır ötesi Müslümanların kardeşliğinden gündem açmak daha kolaycı bir tercih olsa gerek... Çünkü fiili sorumluluklar hemen karşımıza çıkmıyor ya da sarılabileceğimiz gerekçeler bulmakta zorlanmıyoruz.
Aynı coğrafyayı paylaştığımız kardeşlerle olan hukukumuz, sorumluluğumuz ve acı gerçeklerimiz, cesaretle çözmemiz gereken sorunlar, kuvvet bilinci ile donanmış erleri bekliyor.
İtici bir söylem... kırıcı bir tavır... yersiz bir tepki... kimi şeyleri yıkıyor... Vusulsüzlüğümüz usulsüzlüğümüzdendir. Usul ve üslup acemiliklerimiz ve olumsuzluklarımız, kardeşlik sınavında dökülme nedenlerimizden bir kısmıdır...
Kardeşlik yolunda gayretimiz nedir?
Arabamızın kilometresini tuttuk mu Kardeşteki yolunda kaç kilometre yapmışız?
Saatimize baktık mı, Müslümanlara kaç saat ayırmışız?
Mikro ekonomimize dikkat ettik mi, giderlermizde kardeşlik payı diye bir harcamamız olmuş mu?
Aleme nizamat vermeye kalkarken kardeşlik düzenimizdeki açmazları aşmak için çözüm önerilerini açık mıyız?
Sonuçta dökülmesi gereken teri esirgemeden, kardeşliğin taşlı yokuşuna tırmanma iradesini ortaya koymaktan başka çaremiz de yoktur.