Belki de birinin varlığını farkedince, insanın en müthiş duyguları böyle seriliyordu yerlere, kendinden bile meçhul hale getiriyordu kendini. O birisi safiyane ağırlığı ve berraklığı ile sarıyordu her yanı, kusursuz bir durumun artarak çoğalması gibi... Bir insan diğerini pekala sevebilirdi. Onu özleyebilir ve özümseyebilirdi. Kelimeleri kullanırken onunla konuşmaların da, beyninin tüm hücrelerini devreye sokabilirdi. Onun hayatına görkemli bir halde yücelten dileklerde bulunabilir. Zihninin her halinde ondan bir iz bulunabilirdi. Ondan belirgin bir ilham alabilir. İmkansız da olsa bu, zamansız da olsa... İnsan insanı en hakikatli bir halde sevebilirdi. Hiç bir şey gözetmeden, beklemeden, bekletmeden. İnsan insanı kendinden de çok sevebilirdi. Kendinden öncelikte tanıyabilirdi. Onun yaşamına, varlığına, tercihlerine içten içe saygı duyabilirdi..
-Harun