Yolları bilirim ben. Yollara gitmeyi, yollarda kalmayı, geri dönmeyi..
Suretler görürüm ben, suretleri izlerim, çizgili yüzlerde ararım izlerini anlamın. Ve beklerim en serin vuslat noktasında. Hizasında kaldığım bir çift gözün, haleli hattında anlarım, anlarım ki yoksul bir ruhun özü çıplaktır, tüm görülen düşler kendi alanı kadardır ve görülen ancak diğerinin çıplaklığıdır. Belki bir uzuvdur bu bazı gözlere, belki bir tutam saçtır. Tüm ispatı hayatın buradadır. Sorumsuz kalmış bir kader denklemine vurgundur o bir kaç nefeslik sözler. Uzun uzun soluyup varlığı beklenen canın. Unutmak istemekle ateşin harını kucaklamak kadar yakıcı. Bir tutam saçta binlerce can bulurdu oysa bir ömür bekleyen ve bekleyecek olanlar. Düş burda başlıyordu.. Hayat bir düştü belki, kıvılcımında milyonlarca insanın can verdiği savaşlar gibi, velhasıl düş uykuya nasıl yattıysan öylesine görülen bişeydi. Kimle nasıl yattıysan öyle uyanıyordun düşten. Ya yan yana olduğunu vuruyordun. Ya da onunla düşünde sevişiyordun. Her iki durumda da uyanınca insan utanıyordu bu yüzden düşlerinden..
-Harun