Kitap bir çırpıda okunuyor. Şiirsel bir anlatımı var. Yazar postmodern bir yaklaşımla konuyu ele almış.
Kendini arayan, daha önceki yıllarda kendini gemide çalışan biri olarak hayal eden, hafızasını kaybetmiş bir adamın Hakkari'de bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken kendini ve çevresini keşfetmeye çalışma mücadelesi ele alınmıştır. Yazar bu köydeki yoksulluğun, çocuk ölümlerinin, çaresizliğin, ihmalin de köy insanı üzerinde etkisi hakkında gözlemlerini aktarıyor.
Ben postmodern tekniği sevmediğim için romanı da sevmedim.