Hasan Ali Miran

Hasan Ali Miran
@HasanAliMiran
Mesele sadece insan kalmak
Takvim yaprağı
Acı tatlı günlerimiz geçti bir bir Takvim yapraklarında kaldı anılarımız Artık sevinsek de bir üzülsek de bir UYandık bu rüyadan kayboldu yaşadıklarımız Aylar yıllar aktı bu merhaleden Bize kalan bir tek hasret oldu Şimdi acı bir hazan mevsimlerden Gülüşlerimiz yeşil yapraklar gibi soldu Yine bir umut o güzel günlerden kalan Gelecekmiş gibi ruhumuza dokunan Sabah yeli gibi kapımızı çalan Savrulan o takvimin yaprakları kaldı Ansak o güzel günleri tek tek Yüreğimiz dolu dolu  çarpana dek Yine o yaldızlı hülyalara dönsek Gözlerimiz kapansa sonsuza dek.. Hasan Ali Gezer
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İNSANLIK NERDE ?
Velhasıl çok garipsin insanoğlu ;Bir yandan başın alayi illiyinde bir yandan hayvandan da aşağı olabilirsin .. Ne garip bir durum evet insanoğlu eğer insanlığını yitirirse hayvandan daha aşağı bir seviyeye iner ve eşrefi   mahlukat olan sıfatlarndan tek tek ayrılır rezil bir duruma düşer.. Peki nedir bizi insan yapan Farklılığımız ?Evet biz biz yapan değerlerimiz öncelikle düşünme yetisi ancak  sadece düşünme yetisi yeterli değil; bence bizi insan yapan, eşrefi mahlukat yapan iyi insan olma amacı taşıyan düşüncelerimiz ve sadece düşünce de yetmez ,bu düşüncelerimizi bilinçli bir şekilde hareketlerimize dökmemiz.. Yani örnek verecek olursak; bir insan çalışmaz haysiyetten yoksun akşama kadar boş boş dolanır, içer gelir eve eşine dünyayı dar eder, çocuklarının rızkını içki masasında harcar ve Allah tanımaz, kitabı bilmez... Ve biz sırf düşünebiliyor diye insan mı diyeceğiz bu şahsa ..Hayır asla ... İnsan olma erdemli olmaktır, zaten bütün dinlerin özünde, temelinde insanı insan yapan değerlerin üzerinde durulur .Eğer biz bu değerleri bir kenara bırakıp, bu dünyaya geliş amacımızı unutup, kişisel zevkler için milyonlar harcayıp  bu dünya da misafir olduğumuzu bir an olsun hatırlamayıp, yaşıyorsak bu gidişe bir dur demek lazım. Unuttuk insan olduğumuzu ve kaybettik insanlığımızı.Evet ey insanoğlu çok garip bir haldesin vesselam .. Dünyada insanlar açlıktan ölürken,  ta marsa kadar gidersin milyar dolarlar harcarsın canlı var mı ?diye.. Kapı komşunu tanımaz, kapısını çalmazsın,çocuğuna tablet alırsında bir sarılıp öpmezsin gökdelenler dikersin gökyüzüne de Arşın sahibini tanımazsın ... Nasıl oldu da bu hale geldik  bilinmez, herşey aniden gelişti; bir baktık yok... unuttuk ...Sabah bir kalktık ki insanlık bitmiş... yok !Arattık marketlerde! Avm' lerde! yok yok .. Sanki yer
Özlemek
Bir keresinde çok sevdiğim  dostum Mürsel demir şöyle demişti: 'Özlemeyi özledim.'Ne kadar yerinde ve makul bir söz.Farkında mıyız acaba bazı duygular yavaş yavaş ölüyor, artık unutuluyor. Bu duyguların başında özlemek geliyor kesinlikle.Teknolojinin gelişmesiyle şüphesiz çok şeye kavuştuk ; Dünyanın diğer tarafındaki sevdiğimize, akrabamıza hemen ulaşabiliyor, her an ondan haberdar olabiliyoruz; bu çok iyi birşey muhakkak ancak eskisi gibi özleyemiyoruz birbirimizi ... Eskiden hasretle beklerdik sevdiğimizi, ailemizi, dostumuzu. Aylarca mektup beklenirdi ,yollar gözlenirdi aşıklar sevdiklerinin mendillerini koyunlarında saklar, hasret giderirdi.Evet duygular bir bir ölüyor... Hatırlarım köyde bir kaç gece de bir toplanılır; meseleler, hikayeler söylenir, sohbetler edilirdi.Özellikle kış geceleri olurdu bu toplanmalar; kışın soğuğu o güzel sohbetler ile sıcacık olurdu.Güzeldi o günler, özlemek güzeldi, kadir kıymet bilmek güzeldi, komşuluk güzeldi... Su kuyudan çekilirdi, suyun kıymeti bilinirdi, buğdayı ekerdin ekmeği kendin yapardın, bu yüzden israf olmazdı ,çalışırdın alın teri dökerdin ama yediğinden tad alırdın.O yüzden düşününce iyi mi oldu böylesi yaşamak diye sormak lazım? Doğru teknoloji gelişti!Bİrbirimizi öldürmek için Daha büyük silahlar ürettik, uzaya gittik, dünyanın diğer tarafından hemen haberimiz oluyor her an, anında yolları köprüleri geçebiliyoruz belki; lakin kalpten kalbe aşılmaz  mesafe koyduk. Bir yandan da özlemeyi unuttuk, sevmeyi unuttuk, hayayı, terbiyeyi en güzel duygularımızı yitirdik. Hiçbir televizyon veya telefon bir mektubun taşıdığı duyguyu veremez,hiç bir dizi, film tren Garı'nda hasretle sevdiğini yolunu beklemeyi tutmaz.hangi beğeni sarılmanın yerini tutar.. Dünya yaşanacak bir yer olmaktan çoktan  çıktı eğer biz yeni bir dünya için
Televizyon
HAYVANLAR GİBİ YAŞAYALIM
Hayvanlar gibi yaşayalım! Öylesine özgürce işte.. Yağmurun,havanın, herşeyin tadını çıkara çıkara... Sadece acıkınca yemek, sadece elindekiyle  yetinmek ..Ne geleceğin kaygısı ne geçmişin elemleri..   Yaşamak böylesi güzel ...Siz hiç kredi çekip de ikinci bir kabuk alan kablumbağa gördünüz mü? Ya da arabası olan bir maymun, obez olan bir köpek, dünyanın en zengin hayvanı veyahut dünyanın en fakir hayvanı diye birşey duydunuz mu ? ... Sırf farklı ötüyor diye bir kartalın bir kırlangıcı öldürdüğünü duydunuz mu? ..Silah yapan ve birbirlerini vurmak için birbirlerine silah satan  eşekleri Gördünüz mü?  Ya da ne bileyim sırf renginden dolayı bir hayvanın bir hayvanı öldürdüğünü gördünüz mü? Asla!  bunlar sözümona insan işi ancak! Ne büyük çelişki ne büyük vahşet ...Hayvanlar kadar olamıyoruz yazık ki ne yazık .. Birbirimize tahammülümüz kalmamış benim dilim senin dilinden üstün benim rengim beyaz seni pis zenci! ..Gülüşler sahte ,dostluk unutuldu, vefa silindi; işte durum bu ... Bir yandan açlıktan ölen milyonlar bir yandan adam olamamış  bir kaç kişiyi doyuramayan milyonlar var. Adalet rafta  .. Denge altüst .. Savaş kapıda .. İşte günümüzü anlatan en iyi tablo ... Gelin kardeşlerim hayvanlar gibi kardeşçe geçinelim, birbirimizi vurmadan öldürmeden silahsız bir dünya kuralım .. Mal mülk biriktirme hastalığından kurtulalım sistemin, rejimin, kuralların,hiç birşeyin  kölesi olmayalım  farklı olmamız zenginliğimiz olsun ...Uzun lafın kısası;şu iki kapılı Handan geçene kadar   Hayvanlar gibi yaşayalım!!!Hasan Ali Gezer