Güldü.Bütün yüzüne yayılan, açık, temiz, yalansız bir gülüşle güldü. Eski bir dosta güler gibi güldü...
...Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan, bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu? Ahbapça bir selam ve temiz bir gülüş... Ve ben bu anda başka hiçbir şey istemiyordum. Dünyanın en zengin adamıydım...
Deliduman diye adlandırdığı bir ergenin hikayesini anlatırken, aynı anda Türkiye'nin o dönem ( Gezi olayları sırası) içinde bulunduğu durumu satirik şekilde ortaya koyan hoş bir eser... Emrah Serbes'in Behzat Ç. serisinden sonra okuduğum ilk kitabı. Aynı tadı verdiğini söyleyebilirim.
İnsan hayatında öyle bir an gelir ki önünde uzayıp giden karanlık yolda ilerlemekten başka çaresi kalmaz, geri adım atamayacak kadar yorgundurçünkü ve yerinde duramayacak kadar da yıkkın. Hayatta çoğu zaman asıl ihtiyacımız olan şey budur işte, sağlam kalan parçalarımızı toplayıp kör bir kararlılıkla yolumuza devam etmek...