📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben Anadoluyum...
Yıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç...
Şükrederek, kalktığım sofralarımda
Ya soğan ekmek olur, yahut bulamaç.
Hastalarım ölüm yataklarında
Ne doktor yüzü gördüm, ne ilaç.
Zaman zaman nankör çıktı büyütüp okuttuğum,
Gölge vermedi çok kere diktiğim ağaç...
Devlet denince hep vergi geldi aklıma
Jandarma deyince kırbaç...
En gümrah ırmaklarım boşuna akıp gitti
Üç beş adım ötesinde toprağım vardı kıraç.
Gittim, yiğitçe döğüştüm gazâ meydanlarında
Ne tak-ı zaferler istedim, ne taç...
Savaşta çiğnetmedim hilâli düşmanlara
Barışta düştü üstüme gölge gölge haç...
Yolsuz, okulsuz köylerim, kasabalarım hâlâ
Alın terine muhtaç...
Ben Anadoluyum, acılı, mahzun;
Bende bitmez tükenmez dert kulaç kulaç...
Yavuz Bülent Bakiler
Edebiyatını yitirmiş bir toplum yok olmaya mahkumdur. Sahici olmayan bir edebiyat üzerinden, yani sahte olarak icat edilen bir edebiyat üzerinden üretilecek toplum sahtedir. Kurulacak dünya sahte olacaktır. Kök salması zordur, propaganda ile ayakta durabilir. Haksızlık etmek istemiyorum: Halit Ziya Uşaklıgil, Reşat Nuri Güntekin, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Hüseyin Rahmi Gürpınar... Bunlara aslında "Türk romanın beşleri" diyebiliriz. Bunların yaptıkları şey Türkiye'de kurulan rejimin meşrulaşmasında ve kitleselleşmesinde, taşların yerine oturmasında kilit rol oynamalarıdır. Eleştirel tavrı büyük ölçüde Yakup Kadri'de görüyoruz. Diğerlerinde eleştiri yok, propagandist bir tavır var. Çalıkuşu tam propaganda? Sovyet Rusya'da, komünist Rusya'da yazılabilecek romanlardan biri. Hâlbuki edebiyat bağımsız olmalı.