Haşim Aytunç

Padişah düşmanıyla barış yapacak şekilde savaşır, savaş yapacak şekilde de barış yapar. İleride koparılacak şekilde dostluk ilişkisi kurar; tekrar kurulacak şekilde dostluk bağlarını koparır.
Reklam

Haşim Aytunç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
25 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2022 09:51
·
2022 18. kitabı
Jean-Paul Sartre
8.3/10 · 492 okunma
Eskiden padişahlar uyanık, vezirler akıllıydı. Zaten böyle olması gerekir. Hangi devirde olursa olsun, bir kişiye iki görev vermezlerdi; bir işi de iki kişiye. Böylece bütün işler intizam içinde yürürdü. İki görev bir kişiye verilecek olursa, iki işten birisi aksar, kusurlu olur. Görevli işin birine eğilir, bütün dikkatini ona verirse öbür işte eksiklik olur. Öbür işe özen gösterse, bu iş aksar durur. Dikkat edilecek olursa, iki görev üstlenenlerin işi hep bozuktur. Kusurlu olduğu için azarlanır. İşverenin de canı sıkılır. Ne zaman iki kişiye bir iş verilirse, işi birbirlerinin üstüne yıkarlar; o iş de bir türlü yapılamaz. Atasözü vardır: İki hanım varsa, süpürülmez hane İki kethüda ile olur ev virane Aynı görev verilen iki kişi hep şöyle düşünür: "Bu işte gereken çabayı göstersem, işe sarılsam, işte aksama olmamasına gayret etsem, işveren bunun benim gayretim, özenim, kıvraklığım sayesinde değil, arkadaşın yeterliliği, marifeti sayesinde olduğunu sanır." Artık hep böyle düşünür. "Babam! Takdir edilmeyeceksem, niye boş yere çalışayım ki? Bu işte ne kadar özenle çalışsam, takdir edilmeyeceğim nasıl olsa! İşveren de işi onun yaptığını sanacak." İş sürekli aksadığı için iş veren "Neden işi bitirmediniz; kusur ettiniz?" diye sorduğunda birbirlerini suçlarlar. "Hayır, bütün kabahat onda!" derler. Akl-i selim ile meseleye yaklaşırsan, ne bu ne o kabahatlidir. Kabahat bir işi iki kişiye verendedir.
Orduda bütün askerlerin aynı soydan olmasında birçok sakınca vardır. Her soydan asker bulundurulmasına gayret gösterilmelidir.
Hazineden yirmi takım murassa silah takımı bulunmalıdır. İhtiyaç duyulduğunda, Dünya'nın her tarafından elçiler geldiğinde yüzü güzel yirmi gulam, kıymetli üniformalarını giyip silahları kuşanır, padişahın tahtı çevresinde ayakta durur. Hamdolsun, padişahımız öyle bir mevkiye gelmiştir ki böyle bir gösterişe ihtiyacı yoktur. Ancak ülkenin ziynetini, padişahlığın düzenini korumak gerek. Ziynet, teçhizat bütün dünyada âlemin efendisi olan padişahımızdan daha büyüğü yoktur. Hiçbirinin mülkü onun mülkünden büyük değildir.
Reklam