Psikanaliz duyduğun sıkıntıya, sözgelimi, kurbağalardan korkmuş olmanın yol açtığını buluyor, sonra da bunu iyileştireceğini umuyor. Amma palavra!
Açık konuşalım: Psikanalizin formülllerine karşı bir diyeceğim yok; iç hayatımızı epeyce zenginleştirmiştir bunlar. Benim kavgam bu formülleri kendi sersem sepet ilgisizliklerini gizlemek, küçük çocukların ırzına geçen cinsel sapıkların bunu geçmişlerinde tirbuşonla ilgili bir olay yüzünden yaptıklarını söyleyerek açıklamak ve bağışlanabilir göstermek isteyen ahkaksızlara karşı. Hayır, beyler! Küçük çocukların ırzına geçmenin bağışlanacak hiçbir yanı yoktur.
İnsanın aklı başka bir yerdeyken herhangi bir çevrede yaşamak güzel bir şeydir; aklımız kırlardayken şehirde, aklımız şehirdeyken köyde, aklımız denizdeyken başka bir yerde yaşamak.
Nasıl olur da Tanrı dua eden insanın sürekli olarak kendini aşağılamasını, ayinlerin ve törenlerin durmadan yinelenmesini ister? Sen, kendin, içgüdüsel olarak, sana karşı gönül borcunu belirten bir düşünceyi, iyilik yaptığın insanın buna kısa bir bakışla karşılık vermesini yeğ tutmaz, bütün o ağlamaklı şükran dualarından tiksinmez miydin? Gerçi sen Tanrı değilsin, ama gene de...