“Eşitlik, dostluk, demokrasi... bunlar hep zayıfların uydurduğu saçmalıklar. Çünkü onların yaşayabilmek için bu gibi kavramlara ihtiyacı var. Güçlünün ise bir tek isteği vardır: Daha fazla güç!”
Bu dünyada herşey karşılıklıdır. İnsanlar Tanrı önünde eşittir ama hayattan zekaları, becerileri, azimleri ve kazanma hırslarına uygun pay alırlar. Bu yüzden mutlak eşitlik yoktur. Zaten “vermek” kelimesi insanoğlunun yapısına uygun değildir. Hiç kimse kimseye bir şey vermemeli. Herkes kazanmalı.
Bu sözlerimin onu biraz yayıştırmasını beklerken, birdenbire beni çok şaşırtan bir şey yaptı. Önce beni dudaklarımdan hafifçe öptü, sonra ağlamaya başladı. Dudaklarının sıcaklığı kadar, gözyaşının bir yaz yağmuru gibi boşanıvermesi de şaşırtmıştı beni.