Sevgili Dost,
Bazı kuyuların suyu içilmez; acıdır. Bazı kuyular derindir; görünmez suyu. Bazı kuyular kördür göremezler. Benim kuyum benim kuyum sevgili dostum öyle derindir ki içine taş attığın zaman suyun sesini duyamazsın, bağırsan sesin geri gelmez. Bakracı sarkıtsan ip yetmez. Yalnızlığın bana yakıştığını söylüyorlar. İyi duruyormuş üzerimde renkleri sade ve uyumluymuş dikimi kusursuzmuş
...
Sevgili Dost,
Şimdi kibritini çak ve bana insanların birbirinin acılarından nasıl zevk alabildiklerini anlat. Diyelim bunu anlatamadın, o zaman yanıbaşlarında kendilerine ihtiyaç duyan birine karşı gösterdikleri kayıtsızlığı açıkla.
Sevgili Dost,
Yazın buharlaşmayacak, kışın donmayacak, sonbaharda yapraklarını dökmeyecek.Yani hep aynı kalacak ya da artacak sevgi. Altını görünce gümüşten, gümüşü görünce bakırdan vazgeçmeyecek. Tagora gibi '' İstediğin zaman lambayı söndür, senin karanlığını da tanır ve severim, '' diyecek.
Sevgili Dost,
Sevdi Nedir?
Nedir seni uykularından vazgeçirecek şeyler?
Sevgili Dost,
Bir şehrin en güvenilir yeri, demek sence kütüphanelerdir.Çünkü kitaplar seslerini yükseltmezler. Bu yüzden kütüphanelerde derin bir sessizlik vardır. Sonra kitaplar tozlarını üzerinize üflemezler. Bu yüzden elbiselerimiz hep beyaz kalır, değil mi?