Özgür yüksekliklere çıkmak istiyorsun; yıldızlara susamış ruhun. Ama kötü dürtülerin de özgürlüğe susamış.
Vahşi köpeklerin özgür kalmak istiyor; tinin tüm zindanlarının kapılarını açmaya çalıştığında, mahzenlerinde zevkten uluyorlar.
Henüz bir tutuksun benim gözümde, özgürlüğü tasarlayan! Ah, böyle tutsakların ruhu kurnazdır; ama aynı zamanda hilebaz ve kötüdür.
Tinden azat olanın arınması gerekir. Hâlâ zindanın ve çürümenin izleriyle doludur içi; gözlerinin de arınması gerekir.
Bu yüzden inmeliyim derinliklere: tıpkı senin akşamları denizin ardına geçip, yeraltı dünyasını da aydınlatman gibi, ey zenginler zengini yıldız!
Senin gibi batmalıyım ben de.
"Ne verebilirim ki ben size! Ama bırakın da gideyim hiçbir şeyinzi almadan!"
...
Zerdüşt yalnız kaldığında şöyle söyledi yüreğine: "Olacak iş mi bu? Bu yaşlı ermiş, ormanında henüz duymamış tanrının öldüğünü.