Bu değerler, ütopik değerler değil, insanın çabası ile ve sahih Islami hakikatlerin yardımı sayesinde gerçekleşe- bilecek değerlerdir. Hüküm süren yaşam biçimi, teknolo- jik, ekonomik ve bilimsel gelişim düzeyi bir yana bırakıl- dığında her toplumda tatbik imkânı bulabilir. Söz konusu değerlerin insanın halifeliği ile ilgili alanlardaki ilerlemeyle çalışması bir yana, akide sisteminin yapısı itibariyle bunları teşvik bile eder. Ancak bu durum, onun ekonomik, teknolojik ve bilimsel alanlarda geri kalmış ülkelerde boş durduğu anlamına gelmez. Bu değerlerin oluşturduğu me- deniyet, her mekânda ve her ortamda gerçekleşebilir, ama sayısız maddi şekillerde kendini gösterir. Zira bu değerler, her toplumu, içyapısında sahip olduğu imkânları kullan- mak suretiyle geliştirir.