Birbirinden bağımsız gibi görünen hikâyelerden oluşsa da, her satırda insanın iç dünyasına, vicdanına ve kırılgan yanına dokunuyor. Livaneli; savaş, yalnızlık, suçluluk ve merhamet temalarını kısa ama çarpıcı öykülerle anlatıyor.
Bazen dağınık, bazen suskun ama her zaman insana dair bir kitap.
“İnsan bazen, hiçbir yere ait olmadığını en çok kendi içinde hisseder.”
Kasım, babamın adını taşır sessizce.
Her gelişinde yüreğime bir sükûnet bırakır.
Rüzgârın yönü değişir,
yapraklar dökülür ama içimde bir umut filizlenir.
Her şeyin yeniden başlayabileceğini fısıldar bu ay.
Arafat’ta bir çocuğun duasında bulurum kendimi,
her satırda biraz daha büyür içimde şükrüm.
Çünkü bilirim; bazı isimler mevsimlere sığmaz,
ve bazı sevgiler hiç bitmez —
Kasım geçse de, babamın izi kalır içimde.
Gözlerimdeki umut haresi Babama..🍂