Zihnim, ucu bucağı olmayan bir şantiye gibi; sürekli bir şeyler inşa ediliyor, sürekli bir şeyler yıkılıyor. Geçmişin hayaletleri ile geleceğin projeleri arasında mekik dokumaktan yoruldum. Akşam olduğunda ışıkları söndürebiliyoruz ama aklı susturacak bir anahtar yok. Uyumak için bu kadar çok 'düşünceye' ihtiyacımız olmamalıydı.