“Ne garip kelimeler kullanıyorsunuz. İnsanları anlamakta hâlâ pek gerisiniz... Zannediyorsunuz ki, hepimiz birer makineyiz ve evvelden kurulduğumuz gibi işleriz. Bir yerde bir bozukluk oldu mu, derhal orayı söküp atmak lazım..! En kuvvetli insanın bile bazen ne kadar zayıf anları, istediğinin tam aksini yapmaya mecbur olduğu dakikaları bulunduğunu nasıl inkâr edebiliriz?
Böyle hadiseler hiç kimseyi olduğundan daha fena yahut daha iyi yapmaz!”
“Herkes ne diyecek..? Fakat bu ana kadar herkesten ne gördüm ki... bana en yakın olanlar dahil olmak üzere, bu herkes dedikleri şey beni üzmekten, hayatımı manasız hale sokmaktan başka ne yaptı?”