“İnsan bedeni kokan bir yer senin için yeterince iyi değil mi ? Çünkü senin ayakların asla kokmazlar mı ? İnsan kokan bir ibadet yeri, insanlar için yapılmış ve içinde insanların olduğu bir yer, seni iğrendiriyor mu ? Aklın Paris’te kalmış senin! Bu çorap kokusu beni yatıştırır. Kendi kendime derim ki komşumdan üstün değilim. Beni hissederim, bizi hissederim, yani daha iyi hissederim!”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“
Ben bütün hayatım boyunca çok çalıştım ama yavaş çalıştım, acele etmeden. Büyük paralar kazanmaya ya da müşterilerin sayısını katlamaya uğraşmadım. Mutluluğun sırrı budur, yavaşlıktır.”
“Otoyol demek: Devam edin, görülecek bir şey yok, demektir. Bir noktadan diğerine en hızlı şekilde gitmek isteyen aptallar içindir. Biz geometri yapmıyoruz, biz seyahat ediyoruz. Bana görülecek her şeyi gösterecek şirin güzel yollar bul.”
“Eğer bir yer zengin mi yoksa fakir mi öğrenmek istersen çöp tenekelerine bakarsın. Eğer ortalıkta da ne çöp ne de çöp tenekesi varsa orası çok zengindir. Eğer çöp yok sadece tenekesi varsa zengindir. Eğer çöp tenekeleri yanında çöp de varsa ne zengin ne fakirdir, turistiktir. Eğer çöp var ama çöp tenekesi yoksa fakirdir. Eğer insanlar çöplerin arasında yaşıyorlarsa çok çok fakirdir.”
“Tüm Avrupa’yı kat ettik. Açık pencerelerle. Ortadoğu’ya gidiyorduk. Mösyö İbrahim ile seyahat edildiğinde kainatın nasıl da ilginç bir hale geldiğini keşfetmek inanılmaz bir şeydi. Ben direksiyonu sıkı sıkı kavradığım ve tüm dikkatimi yola verdiğim için manzaraları,gökyüzünü, bulutları, köyleri insanları bana Mösyö İbrahim tasvir ediyordu. Mösyö İbrahim’in gevezeliği, konuşkanlığı, sigara kağıdı gibi kırılgan ses tonu, acılı aksanı, tasvirleri, vurguları, şeytani kurnazlıkları kadar ilginç şaşkınlıkları, bütün bunlar benim için Paris’i İstanbul’a bağlayan köprüydü. Ben Avrupa’yı görmedim. Avrupa’yı adeta dinledim.”