Hatice

Hatice
@Hatice_BLBL
“Basit yaşa ki başkaları da var olabilsin.”
Operasyon & Finans’ Sorumlusu
Marmara Üniversitesi - Dış Ticaret
BURSA
12 Şubat
207 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
"Okyanusya, Doğuasya'yla savaştaydı: Okyanusya, hep savaştaydı Doğuasya'yla. Son beş yılın politik yayın­larının büyük bir bölümünün artık hiçbir geçerliliği kal­mamıştı. Tekmil rapor ve kayıtların, gazeteler, kitaplar, broşürler, filmler, ses bantları ve fotoğrafların hepsinin en kısa zamanda düzeltilmesi gerekiyordu."
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Bütün bunlar olup biterken, Winston'ı en çok etki­leyen de, konuşmacının cümlenin tam ortasında, bir an duraksamadan, dahası sözdizimini bile bozmadan, düş­manın adını değiştirivermiş olmasıydı."
1000Kitap
"Konuşmacı ise, öne eğilmiş, bir eliyle mikrofona yapışmış, öbür elini ha­vada savurarak söylevini hala sürdürüyordu. Bir dakika geçti geçmedi, kalabalıktan yine vahşi öfke haykırışları yükseldi. Nefret biraz önceki gibi sürüyordu, hedefi de­ğişmişti, o kadar."
1000Kitap
"İç Parti üyesi, kollan aşın uzun; kocaman kel kafasında birkaç tel saç kalmış, ufak tefek, bir deri bir kemik bir hatip, kızıl ku­maşla kaplanmış bir kürsüde kalabalığa tirat atıyordu. Bu eciş bücüş mezar kaçkını, bir eliyle mikrofonu yaka­lamış, kemikli kolunun ucundaki öbür pençesini de gözdağı verircesine savururken, düpedüz nefret kusuyordu. Amplifikatörlerin medenileştirdiği bir sesle ciyak ciyak bağırarak vahşetlerden, kıyımlardan, sürgünlerden, yağ­malamalardan, ırza geçmelerden, tutsaklara yapılan işkencelerden, sivillerin bombalanmasından, yalan propa­gandalardan, haksız saldırılardan, çiğnenen antlaşmalar­dan dem vurmaktaydı. Onu dinleyenler bir kere bütün söylediklerine inanıyorlar, sonra da giderek öfkeden kuduruyorlardı. Kalabalık zaman zaman galeyana geliyor, binlerce gırtlaktan çıkan karşı konulmaz vahşi hayvan kükremeleri, konuşmacının sesini bastırıyordu. En yaba­nıl haykırışlar öğrencilerden çıkıyordu. Söylev başlayalı yirmi dakika kadar olmuştu ki, kürsüye fırlayan bir ulak konuşmacıya katlanmış bir kağıt verdi. Konuşmacı, söy­levine ara vermeden, kağıdı açıp okudu. Sesinde ve tav­rında da, söylediklerinin içeriğinde de hiçbir değişiklik olmadı, ama birden adlar değişti. Tek bir söz söylenme­den, kalabalık o saat anlamıştı olan biteni. Okyanusya, Doğuasya'yla savaşıyordu! Çok geçmeden kızılca kıya­met koptu. Meydanı donatan bayraklar ve posterlerin hepsi yanlıştı! Nerdeyse yarısında yanlış yüzler vardı. Sa­botajdı bu! Goldstein'ın ajanları işbaşındaydı! Ortalık karışmıştı; posterler duvarlardan sökülüyor, paramparça edilen bayrakların üstünde tepiniliyordu. Casuslara bağ­lı gençler, bir solukta damlara tırmanıp bacalardan sar­kan flamaları keserken harikalar yaratıyorlardı. Ama her şey iki üç dakika içinde olup bitmişti."
1000Kitap
"Ama amacınız hayatta kalmak değil de insan kalmaksa, sonuçta ne fark ederdi ki? Duyguları­nızı değiştirmeleri olanaksızdı; siz kendiniz bile değiştiremezdiniz duygularınızı, isteseniz bile."
1000Kitap