Jessica'nın yaşadığı şey bize çok tanıdık: ayrıldım ama ayrışamadım. Fiziksel olarak uzaklaşmışsın ama zihinsel olarak hâlâ onunla tartışıyor, hâlâ ondan onay bekliyorsun. Ve dizi bu hali çok basit ama çok sert bir gerçekle gösteriyor: Aşkı bırakmak kolay, aşık olduğun kişiden çıkmak zor. Londra'da biriyle tanışıyor. Sessiz, düzgün, anlayışlı bir adam. Her şey bu kadar yolundayken neden bu kadar tedirgin olduğunu bilmiyor. Çünkü zihni hâlâ eski seslerle dolu. Her iyi cümlede gizli bir tehdit arıyor. 'Beni seviyor mu?' değil artık mesele. 'Niye seviyor?' 'Gerçekten mi seviyor?' 'Yarında böyle hissedecek mi?' 'Ben de ona aynı şeyi yapar mıyım?' Ve sonunda hepimizin bildiği o ünlü sonuca varıyor: Galiba ben kimseyle birlikte olamam.
Kafa Dergi
Sayı:131
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bilmem size de hiç oldu mu?.. Bazen insan bir kitapta kendisinin de aklından geçmiş bir fikre, ta derinden hatıra gelen silinmiş bir hayale rast gelir ki bu, en ince hissinizi anlatıyor sanırsınız.
Oysa kendisinin hayatı, penceresi kuzeye açılan bir tavan arası odası gibi soğuktu; iç sıkıntısı, o sessiz örümcek, karanlıkta gönlünün her tarafına ağını kuruyordu.