Özgürlük hiçbir zaman kaderin olmaması demek değildir. Karşılaşılacak kader olmasa, ölüm, hastalık, bitkinlik olmasa, herhangi bir sınırlama olmasa ve bu sınırlamalara karşı yetiler olmasa, biz hiçbir zaman herhangi bir özgürlük geliştiremezdik.
Özgürlük ile kader arasındaki diyalektik ilişki şudur ki, birbirlerine zıt da olsalar gene de birbirlerine bağlıdırlar. Biri, öbürü demektir. Kader değiştiğinde özgürlük değişir ve bunun tersi de doğrudur. Hegel’in ifade ettiği gibi; önce bir tez gelir ve karşısında bir anti-tez oluşturur ve buradan da giderek sentez olur. Kader tezdir, bu onun anti-tezi olan özgürlüğe yol açar ve bu da senteze götürür.Her biri yalnız öbürünü olanaklı kılmaz, her biri öbür kutuptaki etkinliği harekete geçirir, öbürüne güç ve enerji verir. Böylelikle, kaderin özgürlükten ve özgürlüğün de kaderden doğduğunu söyleyebiliriz.