Peygamberimiz kız çocuklarını diri diri gömen, kadınları insan yerine koymayan, kölelere işkence eden, yoksulları faizle sömüren cahiliyenin ve zulmün elebaşlarına ve kodamanlarına karşı, direnişin ilk fitilini Kur'an'ın "kalk ve uyar" emriyle ateşlemiştir. Yani İslam davetine ve zulme karşı direnecek çekirdek kadroyu en ince ayrıntılarına kadar örgütlemeye başlamıştır. Efendimizin (s.a.s.) bu sünneti gereği, dava adamının ihya edeceği sünnetlerden birisi de yeryüzündeki tüm zulümlere, işgallere ve sömürüye karşı sonuna kadar direnme sünnetidir.
Peygamberimiz, pisliğe değil temizliğe, zulme değil merhamete, ırkçılığa değil kardeşliğe, harama değil helale dayanan İslam medeniyetinin temellerini Kur'an'ın nazil olmasıyla birlikte atmıştır.
Siyonizmin en sevdiği genç tipi de kardeşlerinin derdiyle dertlenmeyen, dünyadan haberi olmayan genç tipidir.
"Müslüman kardeşlerinin durumuyla dertlenmeyen bizden değildir." buyuran bir peygamberin(sav) ümmeti olarak iyi bir dava adamı olmak istiyorsan önce kardeşlerinin derdiyle dertlenmeyi öğrenmek zorundasın.