Selamûn aleyküm
Elinizden düşürmek istemeyeceğiniz harika bir roman tavsiyesinde bulunuyorum.
Fatih Duman'ın kaleminden bir Somuncu Baba romanı ÂMÂ.
Muhteşem bir kurgu ile yazılmış. Okurken sıkılmak bir tarafa sayfaları çevirmek için sabırsızlanıyorsunuz. Bir yandan Osmanlı döneminde Somuncu Baba Namdar Şeyh Hamid-î Veli hazretlerinin huzuruna giderken diğer yandan günümüzde soluksuz bir yolculuğa çıkıyorsunuz.
Hakikaten olay örgüsü çok güzel işlenmiş. Hem heyecanlı bir okuyuş hem ulu bir zatı, bir Allah dostunu tanıyış var... Kitap bu haliyle bile oldukça keyifli iken bir de sonu büyük bir süprizle bitmesin mi Kitabın sonuna gelince "Abi sen ne yaptın yaa" demekten kendimi alamadım.
Ene'yi okuyanlar bilir duygusu yoğun ve etkileyicidir. Lakin burda bir de sürpriz olması bambaşka bir keyif verdi. Şiddetle tavsiye ederim dostlar...
Kitapla kalın, ve's-Selâm...
instagram.com/p/DEDFOZzorBR/?...
Âmâ 'sı, bir Somuncu Baba romanı olmanın ötesinde, insanın içindeki en kudretli düşmanın, yani kibrin ta kendisinin dilinden yazılmış, alışılmışın dışına
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Somuncu babayı romana almış. İnsana nefsini, kibirini törpülemesini öğreten bir kitap. Okurken insan nelerle uğraşmış ama yinede yenilmemiş şeytana. Okumak keyifliydi.
ÂmâFatih Duman · Nesil Yayınevi · 20192,832 okunma
Ene 'Sus Ey Nefsim'’in incelemesini yapmayı çok istedim lâkin cesaret edemedim. Nedendir bilmem ama korktum, kitabı benim dilimden kendi düşüncelerimin noksanlığı ile anlatamamaktan korktum. İkinci ve yine kendimi gördüğüm, bir çok yerde kendimi, bizi, insanları gördüğüm kitap oldu. Âmâ kitabında da bunu hissettim. Kibri kendi dilinden anlatımı, akıcı ve güzel bir dille hayat biçiminden örneklendirmesi ayrıca idrak edebilmemiz için güzel bir düşünce yönüyle bakılıp yazılması da güzel.
Ne diyordu yazar;
Cânım kâri, görmek bir şeye hudut koymaktır belki.
Görmek için göz gerekmez…
Ya gönül gözü olmayanlar neylesin, gönül gözüyle göremeyenler..
Belki de istediğim şekil anlatamıyordum bu güzel hikayeyi, kibre düşmesin diye, hatta bu söylerken bile kibre mi düşüyordum ben?
İnsanoğlu nerden yakalansa oradan vurulur, kibirin işide insanları Hâk’tan uzaklaştırmaktı. Ve bunu ziyadesiyle yapıyordu. Üsdâdı Nefs ise onunla hep bir iş birliği içindeydi. Hâk’tan yanaysa şu âciz kalbimiz onu kibrin ve nefsin oyunlarıyla köreltmiyecektik. İşte biz buyduk..
Kibirlenen, o ne dese ân içerisinde dediğini yerine getiren gaflet çukurundaki günâhkar kullardık.
Somuncu Baba nede çok isterdim onun tâlebesi olabilmeyi, onunla ilim deryasında kaybolabilmeyi, onunla sırrını bir ömür saklar, onunla yanardım bu ilim meclisinde. Nede garipti şu fâni dünya oysaki saniyelikti bir rüyadan ebedi hayata geçiş.
Son bir alıntı ile dostlar;
Herkes kendine bir yol çizer bu cenk meydanında. Benim yolum da bu; uzlet, yanlızlık ve sır…
ÂmâFatih Duman · Nesil Yayınevi · 20192,832 okunma
Bir Fatih Duman romanıyla yine karşınızdayız :) Yazarın şu ana kadar sadece Roman serilerini okudum ve gerçekten kaliteli işler yapıyor. (bir tek Sır- kaldı okumadığım, onuda okuruz inşaAllah)
Son sayfasına gelmek istemedim, bitmesin istiyordum. Nadiren derinden etkilendiğim kitaplar arasına girdi.. Bittiğinde sarılmak istedim kitaba, o dergahta yaşamak ve yaşlanmak istedim, somuncu babayla tanışmak ve Âmâ Ömer'in anlattıklarından bende nasibimi almak istedim. Kitapta yağan karı bile kıskandım. Orda olmak istedim işte somuncu baba dergahında.. o dergahta peyda olan o efsunlu hikayenin içinde olmak içindi gözyaşlarım. Beni bir eski zaman hikayesinin içine alan bu kitap pek müessirdi.
Beni sürekli hayrete düşüren bu kitap yine hiç beklemediğim bir sonla bitti... Bir miktar üzdü beni, böyle bitmesini istemezdim. Anlatılanlar hikaye bile olsa istemezdim işte.
Sanırım zihnimde bir kaç hafta bu hikayenin içinde yaşayacağım.
ÂmâFatih Duman · Nesil Yayınevi · 20192,832 okunma
“Görmek bir şeye hudut koymaktır belki. Ya görmeden yaşayanlar, bizim anladığımız gibi dünyayı anlamayanlar? Hem görmek için illa göz mü gerekir ki? Bence hayır. Bazıları bakmasa da görür, gözleri
Kitap “kibir” ana karakterimiz âmâ Ömer ve âma Ömer’in Tanrı misafirinin dilinden anlatılıyor.
O nedenle bunu anlayana kadar küçük bir az “önce bu cümleyi okumuştum oluyorsunuz” ama aydınlandıktan sonra kitap akıp gidiyor… (Ki zaten anlamanız da çok uzun sürmüyor :)
.
Aslında ana konu her insanın kulağına bir şekilde fısıldayan “kibir” kimimiz ona yenik düşüyor, haşa dünyayı ben yarattım dercesine böbürleniyoruz, kimimiz onunla savaşıyor ve mütevazi kişiliğimizle bu hayatta yer almaya devam ediyoruz..
.
Ömer küçük yaştayken babasıyla “kibrin” anlatılacağı sohbeti dinlemeye giderken kaza geçirip gözlerini kaybeder
Hayatı o günden sonra eskisi gibi olmaz ve belki de içine düştüğü anlam arayışı onu Tanrı misafiri ile tanıştırıp, Somuncu Baba hikayesine kadar götürür…
Peki ama ya gerçekler aslında bambaşkaysa ?
ÂmâFatih Duman · Nesil Yayınevi · 20192,832 okunma
Fatih Duman Kaleminden harika bir kitap daha...
Güzel bir denk geliş sonrasında tanışmıştım yazarın eserleriyle. :)
Hem manevi hem de tevazu bakımından oldukça güçlü bir kaleme sahip. Okuduğum diğer kitaplarında olduğu gibi, bu kitabında da günümüz ve tarihi olay örgüsünü kusursuz bir şekilde kaleme almış. Okurken adeta bu zamandan alıp başka bir zamana götüren bir kurgu oluşturmuş. Sıkılmadan her bir sayfasını merakla çevireceğiniz harika bir hikaye sizi bekliyor."
Keyifli okumalar.
ÂmâFatih Duman · Nesil Yayınevi · 20192,832 okunma
Fatih Duman kitaplarını atlamam. Mutlaka okurum. Yazar, gerçek karakterlerin yanına, başka bir karakter yaratmada çok iyi. Duygu analizleri harika. Hikayelerinin içine kendine has 'kendi' karakterini ortaya koymada da çok başarılı. Kendi etkileşimini de eserlerinde görebiliyoruz. Heyecanla okumamı sürdürüyorum.
1987 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesinde doğdu. Çatalca İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra 2006 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesine başladı. Bir dönem Ürdün Devlet Üniversitesi'nde de öğrencilik yapan Fatih Duman Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dördüncü sınıfında öğrenimine devam etmektedir.
Buruciye Edebiyat, Dikili Ekin ve Ferda gibi dergilerde yazı ve şiirleri yayınlanan Fatih Duman pek çok kurumun düzenlediği şiir ve makale yarışmalarına katılmış ve ödüler almıştır. 2007 yılından beri de Ferda Edebiyat ve Kültür Dergisinin editörlüğünü yapmaktadır.