Dem Bir Telli Baba Romanı

8,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
2 beğeni  · 
81 gösterim
“Bazı şeylerin hayali güzeldir, kendisi değil...
Her şey bir hayalle başladı aslında. Önce aşkı hayal ettim. Sonra bir âşık ve hayalime aşk ettim sonra. Sana anlattıklarım bir hurafeye dönüşmüş garip bir mezarın hikâyesi... İnanmak zor belki, lakin inanmamak daha zor.
İstanbul; aşkın gönle düştüğü şehir, aşkın hayalle örtüştüğü, ölümle buluştuğu şehir... Her taşında bir aşkın izi var. Aşk var kâri, aşk var. Şükür ki var. Ve ben işte İstanbul’un bu aşklarının efsaneye düşmüş hâlini anlattım sana.
Aşk... Ve ölüm... Ve hikâye... Bil ki aşk için gönül lazımdır, gönlü bilmek lazımdır ve bilmek için de ölmek lazımdır. Demem o ki aşk gönlün, ölüm de ömrün zekâtıdır. Ve aşk gönlün; ölüm de ömrün kirini alır da gider.
Bu yazdıklarımın hepsi doğrudur demiyorum sana. Doğru ve gerçek olanları da var elbet. Lakin ben yalnızca hayal ediyorum. Zira bazı şeylerin hayali güzeldir, kendisi değil.”
Fatih Duman, Dem’de, sizi, Telli Baba’nın gizem ve hüzün dolu öyküsünü okumaya davet ediyor...
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2017
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9786051832692
  • Yayınevi:
    Nesil Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 4 Alıntı

Didem 
20 Kas 20:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Hem ne gariplik var ki bunda? Ömrü kitapların arasında geçmiş biri elbet en ziyade onları sevecek."

Dem, Fatih Duman (Sayfa 16)Dem, Fatih Duman (Sayfa 16)
Didem 
20 Kas 20:50 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Zaman insana çok şey veriyordu. Lakin insanları alıyordu ondan. Yalnız hem de yapayalnız bırakıyordu.

Dem, Fatih Duman (Sayfa 22)Dem, Fatih Duman (Sayfa 22)
Didem 
21 Kas 08:59 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yalnızca bakma, hem de gör. Zira bakmak ve görmek aynı şey değildir. Bakmak göz ile olur görmek gönül ile.

Dem, Fatih Duman (Sayfa 107)Dem, Fatih Duman (Sayfa 107)
Didem 
20 Kas 23:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Aşk kaderidir insanın, alnında yazısıdır, gönlünde sızısıdır.

Dem, Fatih Duman (Sayfa 87)Dem, Fatih Duman (Sayfa 87)