"Mü'min olarak bizim başkalarından farkımız olacak. Müslüman olmanın, mü'min olmanın bir farkı olacak. Caddede farkı olacak, sokakta farkı olacak, alışverişte farkı olacak, aile hayatında farkı olacak. Yani biz tesadüfi insanlar, rastgele insanlar değiliz ki... Cadde ve sokakta ve kaldırımdaki hali bile çok farklı olacak mü'minin. Cennete Rabbim ile beraber kılsın inşaAllah babacığım (Tahir Büyükkö-rükçü) bu kürsü şuradayken hep cemaate bilhassa gençlere böyle sesleniyordu: *Ey İslam Gençligi öyle bir iffet öyle bir haya öyle bir güzelligin temsilcisi olmalısın ki caddede ve sokakta yüzünde öyle bir nur davranışlarında öyle bir vakar halinde öyle bir güzellik olmalı ki cadde ve sokakta seni gören ve ahlakı güzel olmayanlar senin haline bakıp senin yüzündeki nur ve berekete bakıp kötü hallerine tövbe etmeliler."
Ne Araplık, ne de Türklük kalacak, aç gözünü!
Dinle Peygamber-i Zişan’ın (sav) ilahi sözünü!
Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize!
Fikr-i kavmiyeti şeytan mı sokan zihninize?"
Yüreğine sahip ol! Nerede niçin durduğunu hatırından çıkarma! Şeytanın taaruzlarına karşı âgâh ol! Namazdan sonra al namazı; eve, işe, okula götür. Herkesi ilahi hükümler önünde secde şuuruyla eğilmeye davet et!
Müslüman, "Allah-u Ekber" diyerek başladığı namazla, nerede durduğunu bilirse, kıyamı "kıvam", secdesi "sıla" olur ve neticede Allah Rasûlü gibi ateşteki bir tencere gibi fokurdayan bir sadırla namaz kılar.