Hatice

Nietzche acıya düşman palyatif toplumun ortaya çıkışını önceden görmüştü :" Nihayet bir ara gelir seni acısızlığın altın bulutuna bürüyecek olan zaman: ruhun kendi yorgunluğunun tadını çıkardığı ; sabrıyla sabırlı oyunda mutlu, sakin bir yaz gününde rengarenk bir akşam göğünün ışıklarını yansıtan, kıyıya sürtünen, sürtünen ve tekrar sessizleşen her şeyiyle değişime sevinen sakinlik, her şeyiyle doğanın nabzına uygun bir met ve cezir olan göldeki dalgaları andırdığı zaman". Bütün hastaların duygusu ve sözleri böyledir, ama o zaman geldiğinde kısa bir zevk sonrası can sıkıntısı baş gösterir'
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanların yüreklerindeki "sahip olmak" ihtirası sönmedikçe, sınıf mücadeleleri de, bazen sert, bazen de yumuşak olarak sürecektir. Sosyalist bir dünyada sınıfsız bir toplum yaratılacağı düşüncesi de, insanların açgözlü davranmalarının önüne geçilemediği sürece, bir hayalden öteye gidemez.
Verilen şey yitirilmez, tam tersine sıkı sıkıya tutulan şeylerdir biten ve yok olanlar.
Toplumdaki, zarar vermeye ve kendilerini feda etmeye hazır erkeklerin ve kızların çokluğu, toplum düzeninin yanlış kurulmuş olduğunun bir kanıtıdır. Birçok değerli genç insanın, çaresizliklerine ve hayal kırıklıklarına tek çıkar yol olarak fanatizmi ve zarar vericiliği seçmek zorunda bırakılmaları çok acıdır.
"Ey bir yolcu listesinde bir ölüyü arayan Artık kimse gözlerini bilmiyor" Edip Cansever