sahra celik

sahra celik
@Havacipilot
Yusuf hayatında bir gün bile kendinden şüphe etmemişti. Dünyada her şeyi yapabileceğine inanıyor, gelecek günlerden korkmuyordu. Onu üzen bugündü. Devam etmemesi icap ettiği halde sürüp giden bu hayat, onun nefsine olan itimadını da kemiriyor ve içinde şüpheler uyandırıyordu. Bazen kendi kendine: -Niçin ben hiçbir şey değilim? Diye sorar ve buna kandırıcı bir cevap bulup veremezdi. "Yerini bulamama" nın azabını bütün teferruatıyla duymakta idi. Bu his herhangi bir işsizliğin verdigi can sıkıntısı veya endişeye benzemiyor, insanı gözle görülür bir şekilde eziyor ve yavaş yavaş, hayatta lüzumsuz olduğu kanaatini uyandırıyordu. Tükenmek bilmez bir sabırla meçhulü beklemek..
Sayfa 186 - maviçatı yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Fakat bu ne kadar böyle devam edecekti? Hayatlarında değişmesi icap eden bir şey olduğu muhakkaktı. Hasta babanın ekmeği daha ne kadar yenebilirdi? Ne yapmalı? Bastığı yerin ayaklarının altında sıkı durduğunu hissedememek, hemen yola çıkılacakmış kadar eğrelti hayat yaşamak ne azaplı şeydi?
Sayfa 186 - maviçatı yayınları·Kitabı okudu
Yusuf sesini çıkarmadı. Artık hiçbir şey ona yapılamayacak gibi görünmüyordu. Dünyanın en zor ve karışık işi bile bu bekleyişten daha kolay ve aydınlıktı.
Sayfa 188 - maviçatı yayınları·Kitabı okudu
Bir zamanlar birbirlerinden ayrılmak, birbirlerini kaybetmek ihtimalinin korkusunu çekmiş olmasalar, belki de birbirleri için ne kadar kıymetli olduklarını hâlâ bilmeyeceklerdi. Hayatları o kadar birbirinin içinde kaybolmuş, birleşmişti. Belki o zaman evlenmeyi de düşünmeyceklerdi; çünkü buna birbirlerini kaçırmamak için en son çare diye müracaat etmişlerdi.
Sayfa 184 - maviçatı yayınları·Kitabı okudu
Konuşmaya ne lüzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş insanlardan sıkılan bu mahlûkları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti, yorgunluk verecek kadar doyuruyordu.
Sayfa 185·Kitabı okudu
Reklam