"Bu kapı ölüm sonrasıyla yaşam tarafını birbirinden ayırıyordu. Ölümden sonrasına ait olan kısma hiç kimsenin girmesine müsaade edilmezdi ama herkes içeriyi görmek, orada neler olup bittiğini bilmek isterdi. Bütün başlar o tarafa doğru uzansa da kapı hemencecik kapandı. Ceset, demir yatağında demir kapıdan içeri, duvarların arkasına alınmıştı."
"İçeri kimse girmeyecek mi?" diye sordu Settarhan.
"Hiç kimse giremez o kapıdan. Yaşayanlar arasında böyle birisi yoktur. Orada neler olup bittiğini dünya gözüyle kimse göremez."
"Görürse ne olur?"
"Cevap yoktu. Çünkü buna kimse kalkışmazdı."
"Birinin diğerine bir şey söylemek ihtiyacını hissettiği anda bile dudakların açıldığını kimse görmedi. Bu insanlar hal diliyle, bakışlarla konuşmayı öğrenmişlerdi."