Hakikati seviniz, o da sizi sever; hakikati arayınız, o da sizi arar ve üstüne yalan Çin setleri gibi kalın duvarlar örsün, altında kalan hakikat bir ince iniltiyle, bir hafif rüzgâr dalagasıyla, herhangi bir küçük işaretle mevcudiyetini bildirir: "Buradayım!" der.
Bazen etrafımızda o kadar esrarlı bir hâdise olur ki ince teferuatına kadar bunu sezeriz, fakat hiçbir şey idrak etmeyiz; ruhumuzun içinde ikinci bir ruh her şeyi anlar, fakat bize anlatmaz, böyle korkunç işaretlerle bizi muammanın derinliklilerine atar ve boğar.
Nereye gideceğimi, ne yapacağımi şaşırmıştım. Bütün bu ev, bütün bu insanlar bana yabancı geliyordu. Onları bana tanıtan bütün alâkalar, hâtırlar bir anda kaybolmuştu.
Birçok fedakârlıklara hazırlanmak lâzım geldiğini anlıyordum. İçimde hep ne olduklarını bilmediğim gizli ve meçhul ümitlere sarılmıştım;onlar olmasa bir saniye nefes alamazdım;çünkü bütün hesaplar aleyhime çıkıyordu, bu meçhul ümitler beni aldatırlarsa mahvolacaktım.
Ümitlerimin hepsini bir anda kaybettim.
Beni bastıran keder anneme de geçti.
Fakat ben bu kederimin sebebini biliyordum, o,bu kederimin sebebini bilmiyordu.