Öncelikle meslektaşımın kalemine sağlık. Kars’ta görev yapmış biri olarak bu kitabı okurken kendimi o köyün içinde, o yolların tozunda hissettim. Muallimin, bir gencin hayatına dokunmaya çalışırken omuzlarına yüklenen baskıyı kendi omuzlarımda taşıdım. İster istemez, muallim değil de muallime olsaydı bu hikâye nasıl şekillenirdi diye düşünmeden edemedim. Meslektaşım, Doğu’da öğretmen olmanın yalnızca sınıfa girip çıkmaktan ibaret olmadığını; bir çocuğun kaderine, bir köyün sessizliğine ve umutlarına da dâhil olmak anlamına geldiğini, sıkmadan ve usandırmadan anlatmış.
Şunu söylemeden geçemeyeceğim: Apo her neredeyse, umarım yeni Apolara umut, yeni yolculuklara cesaret oluyordur. Adem GelgeçAdem GelgeçMuallim