Ebeveyn çocuğa Allah'ın her şeye kâdir olduğunu, onun her hâline şâhit ve hâkim olduğunu anlatmalı. Böyle bir şuura sahip olan çocuk, yaptıklarını ya da yapmadıklarını insanlar alkışlasın ya da ayıplamasın diye değil, Allah Teâlâ razı olsun diye yapar ya da terk eder.
Akıl, bir yaratan olmadan eşyanın kendiliğinden vücut bulmasını muhâl kabul eder. Her sanat bir sanatkâra, her eser bir müessire, mahlukâtın her çeşidi de bir yaratıcıya delalet eder.
Merkep kendisine tekme atan çocuğa çifteyle karşılık verir. Zira merkep de tekmenin kendiliğinden atılmayacağını bilir.
Allah Teâlâ, insanı mükemmel bir tasarımla yaratmıştır. Fakat insan bu kemâli idrak edip şükretmekten fersah fersah uzaktır. Zira insanın ilk yaptığı aletlerini her zaman bir ibtidâilik, eksiklik olmuşm zamanla terakki gerçekleşmiştir.
Hiçbir alet ya da hâdisenin kendiliğinden olmayacağını erken yaşlarda öğrenen çocuklara Allah Teâlâ'yı, muhteşem bir sanatla yaratılan ve yönetilen Kâinat ve hâdiseler üzerinden anlatmalıyız.