Gökyüzündeki Sahaflar

Gökyüzündeki Sahaflar
@HayalimdekiNaz
Sadece yazmak ve hayallerime bir adım daha yaklaşmak için…
Puan vermedi
⸻ Cengiz Aytmatov: Cemile Cemile, bu yazardan okuduğum ilk eserdi. Yazar, bu eserinde savaş yıllarında Anadolu halkını güçlü kadın karakterler üzerinden ele almıştı. Eserde, Anadolu halkının adet ve görenekleri sade bir dille anlatılmış; pişmanlık ve zorbalık ince bir çizgide işlenmiştir. Bir olayın başka bir olayı doğurduğu bu hikâyede, aşk yalnızca kadına duyulan bir sevgi olarak ele alınmamıştır. Aytmatov’un aşkı Danyar karakteri üzerinden nasıl işlediğine bakalım: “Danyar aşıktı. Denizler kadar derindi onun aşkı. Bunu iyice seziyordum ama başkalarının aşkına hiçbir şekilde benzemiyordu. Çok büyük bir aşktı bu. Hayat aşığı, toprak aşığı, tabiat aşığıydı. Bu aşkı içinde saklıyor ve türkülerde duyup yaşıyordu. İlgisiz bir insan, âşık olmayan bir insan, sesi ne kadar güzel olursa olsun, böyle şarkı, böyle türkü söyleyemez.” (s. 49) Yazar, zorbalığın etkisiyle oluşan pişmanlığı ise şu sözlerle dile getirmiştir: “Cemile de hiçbir şey olmamış gibi görünmeye çalışıyordu. Hatta mağrur görünüp gülüyordu da. Ama ben gün boyunca onun eski Cemile olmadığını fark ediyordum.” (s. 45) Naz Özçelik
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Romeo kurtar beni, çok yalnız hissediyorum. Seni bekliyorum ama gelmiyorsun. Bu benim uydurma mı ne düşündüğümü bilmiyorum.”
Müzik
SABAHATTİN ALİ VE DİĞER DÖNEM YAZARLARI
⸻ Hepinize merhaba, ben Naz Özçelik. Bugün bu panelde “Sabahattin Ali ve Diğer Dönem Yazarları” hakkında konuşmak, aralarındaki farklara değinmek istiyorum. Ama konuya giriş yapmadan önce, Sabahattin Ali’nin o dönemde yaşadığı zorluklara birlikte bakalım. Sabahattin Ali, 1907-1948 yılları arasında yaşamış bir Cumhuriyet Dönemi sanatçısıdır. Yazılarının çoğunda halkın yaşadığı yoksulluğu, adaletsizliği ve sınıf farklarını ele almış, bunları sert bir dille Cumhuriyet yönetimini eleştirerek kaleme almıştır. Bu yüzden hayatının büyük bölümünü hapishanelerde ya da sürgünde geçirmiştir. Bunun en büyük sebeplerinden biri ise, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Mim Uykusuz gibi önemli isimlerin de yazdığı, bir dönem yayında olan Markopaşa dergisidir. “Cadı kazanı” olarak adlandırılan o dönemin tüm olumsuzluklarını yaşayan Markopaşa, kurulduğu dönemde hakkında hiçbir olumlu yorum yapılmamış ve eleştiri yazısı yazılmamıştır. Markopaşa, ilk sayısını 6 bin satarken, sonraki sayılarda 34 bine kadar yükselmiştir. Dönemin en çok satan gazetesi bile 20 bin sattığı için, derginin kapatılması adına yoğun çaba gösterilmiştir. Sabahattin Ali, Komünist olarak damgalanmış fakat bu suçlamanın gerekçesi bile açıkça belirtilmemiştir. Tek derdi, baskıcı düzene karşı çıkmak olan bu dergi, halkın sorunlarını ele aldığı için 5 ay kapatılmış, dergiyle ilgilenen kişiler ise tutuklanmıştır. Dergi daha sonra Orhan Erkip sahipliğinde “Malumpaşa” adıyla yeniden kurulmuş ve hapishanedeki yazarların yazıları gizlice alınıp burada yayımlanmıştır. Şimdi asıl konumuza gelelim: Sabahattin Ali ve Diğer Dönem Yazarları Arasındaki Farklar Toplumcu gerçekçi anlayışının samimi öncülerinden olan Sabahattin Ali, eserlerinde genellikle köy yaşamını, yoksulluğu, sınıf farklarını ve adaletsizliği konu edinmiştir. Kağnı,
Anadolu Mektebi

Gökyüzündeki Sahaflar

, 1000Kitap'a katıldı.