Hasan

Hasan
Sermayem derdimdir servetim ahım, Karalandıkça bahtım karalansa da..
Senle
Senin ile Babamızı Anıtkabir’i ziyaret edebilirdik saygı duruşunda ağlayabilirdik. Senle Dicle’yi Fıratı gezebilirdik nehrin serinliğinde saçlarını izleyebilirdim. Diyarbakır’da Meydan Han’larında çay içip gümüş yapıları Surları izleyip merak uyandırabilirdik. Mardin’de toprağın dağın kokusunda yorgunluktan iç çekişini uykusuzluktan şikayet edişini dinleyip çare üretmek isterdim. Mardin tepesinde tüm şehri ayaklarımızın altında güneşin pırıltısında. İstanbul da Galata da Kız kulesinde son bulabilmek. Bir yandan seni dinlemek bir yandan sana bakıp bakıp gitmek…
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsan öldüğünde en yakınının, en sevdiğinin unutma süresi 18 aymış.(Bu en uzun süre) Yani 18 ay sonra acısı diner, sizi tatlı bir anı olarak anımsarmış. Düşününce içim acıdı bir an. Değer verdiklerimin, Çok sevdiklerimin, “Onlar olmadan asla olmaz” dediklerimin Beni 18 ay sonra unutacak olması... ? İyi bir iş, geniş bir ev, bir araba, emeklilik hayalleri, “Hele şu da olsun rahatlayacağım” derken bir bakıyorsun hayatın sonuna gelmişsin. Lakin bizim yaratılış sebebimiz araba, ev, bağ, bahçe değil ki... Hiçbir değer üretmeden, iz bırakmadan yaşanan bir hayat 80 yıl değil de 800 yıl olsa ne yazar ki? 18 ayda unutulduktan sonra... Yazık oluyor bize. Çok ucuza gidiyoruz. - İnsanın yetiştirdiği öğrencileri olmalı, öğretmen olmasa bile... Yazdığı bir kitabı olmalı en azından, ya da yazmaya azmettiği... - Tanımadığı, adını bile bilmediği insanlarda iz bırakmışlığı olmalı... - Birileri çevirmeli yolunu “Siz beni tanımazsınız ama ben sizi tanıyorum, siz benim hayatımı değiştirdiniz” demeli yıllar sonra... - İnsanlara selam vermekten korkmak şöyle dursun, tanımadığı onlarca insanın yüreğine dokunmalı, sohbet etmeli, dertleşmeli, arkadaş olmalı... Ah! bu çok fazla dünya telaşesine dalmışlığımız yok mu... Mezardakiler de aynını yapmıştı...
İnsan
Bir gece de her şey değişiyor tüm ihtimaller yok olabiliyor sevdiklerinize seni seviyorum demekten asla çekinmeyin gün geliyor her dakika için pişman oluyoruz..
İnsan ve Duygular
İyi geceler
Bazıları küs uyudu, ne de olsa barışırız sonra diye.
Eti geçti, duydun mu? Bıçak kemikte. Duymadınsa duy artık behey Allah’ın kulu, bıçak kemikte. Duy da silkin n’olursun bu ne biçim uyku bu. Bıçak kemikte Verilmemiş alınmış hep, yük vurulmuş dağlar gibi – insanlık bu mu? Çalıyor sömürünün imdat çanları, kımılda da kurtar şu onurunu bıçak kemikte. Topraksa paylaşılmış kıyılarsa yağmalanmış, umut hacizde, ya bu neyin puştluğu bu sana yokluk sana yasak sana dam insan değil – hâşâ – bir yağmacı soyu bu, bıçak kemikte. Üretensin yaratansın yürütensin dağları, bakma öyle kilit kilit, duvar duvar. Yetsin artık bu susku bıçak kemikte. Anasın boynun bükük babasın kolun kırık oğullar kan içinde.
1000Kitap