Türk milleti her zaman “Kemal Bey”ler çıkaracaktır. Gönül ister ki aramızdan Nemrut Mustafalar, Sait Mollalar, Damat Feritler çıkmasın. Ama ne mümkün...
Yerde parçalanmış 26 ceset vardı. Asker, sivil, hatta birkaç çocuk. 58 yaralı, paramparça olmuş arabalar ve 20 ölü at.
Takvimler 21 Temmuz 1905’i gösteriyordu.
İstanbul, Türkiye ve belki de İslam coğrafyası toplu katli-amla sonuçlanan ilk terörist saldırısıyla karşı karşıya kalmıştı.
Gençlerimize Fatih’i örnek gösterirken Fatih’i Fatih yapan özelliklerini, akılcılığını, bilimi rehber alan anlayışını, sanatseverliğini, öğrenme aşkını, felsefeye ilgisini de örnek gösterelim.
Hamaset de gereklidir ama altı akıl, bilim ve sanatla doldurulduğu takdirde.
Ertuğrul, Savcı, Akça, Konur, Aykut, Turgut, Samsa, Saltuk, Pazarlı, Aydoğdu, Gündüz, Sarı Batı, Çoban ve Ak Temur gibi katıksız Türkçe isimler arasında “Osman” isminin biraz emanet gibi durduğunu düşündüm.
Tarihin amacı geçmişteki olaylara ayna tutmak, onu bugünün insanına doğru olarak anlatmaktır. Ama o ayna hiçbir zaman net değildir. Pusludur. O puslu aynada görebildiğim bazı olayları o pusu silerek aktarmaya çalıştım. Bu çaba kitabımın da adı oldu: Tarihin Puslu Aynasından…